Milliyet News / 30 August 2016 / Special Insert
Doğada aslında insanoğluna inovasyonda yol gösterecek ve ilham verecek çok fazla unsur var. Yaratılmış her şeyin düzenine, işleyişine baktığınızda, insanoğlunun yeniden üretmeye, geliştirmeye ya da icat etmeye çalıştığı her şeyin doğada zaten var olduğunu görülüyor. Bir insanın anatomisine baktığınızda hareket eden tüm kısımlarında farklı çeşitlerde üç yüz civarında rulmanın olduğunu fark edilebilir. Dahi Leonardo da Vinci, 1400’lü yılların ortasında bir helikopter yapmaya karar veriyor, helikopteri uçurabilmesi için mutlaka pervanenin dönmesini sağlamalıdır ve bu sayede rulmanı icat ediyor. Ahşaptan ve bilyalı bir rulman… Leonardo da Vinci’nin ömrü helikopteri uçurmaya yetmemiş ancak gelecek nesillere rulmanı armağan etmiştir. DAS LAGER GERMANY,  ev ve ofis uygulamalarındaki en küçük çaplı minyatür rulmanlardan ağır sanayi uygulamalarındaki çok büyük çaplı rulmanlara kadar, endüstriyel ve otomotiv gruplarındaki tüm uygulama alanları için rulman ve yan dallarında birinci sınıf kalitede üretim yapan ve tüm dünyada pazarlama faaliyetleri gösteren bir markadır. DAS LAGER GERMANY markası, rulmanın icadının üstünden altı asır geçmiş olsa da, Türkiye’ye bir rulman fabrikası kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor. Markanın mimarı ve aynı zamanda şirketin kurucusu Harun ADIGÜZEL, rulman sektöründe 35 yıllık bilgi birikimi ve tecrübesini kullanarak inşa ettiği yeni markası ile Türkiye’de büyük bir yatırım yapmış ve yerli üretim ile ülkemiz için katma değer oluşturulmasına katkı sağlamıştır. DAS LAGER GERMANY CEO’su Harun ADIGÜZEL markanın büyüme hikayesini şu şekilde aktarıyor: “EYMAK GRUP olarak 2012 yılının ortalarında, dünyada rulman üretimi konusunda duayen sayılabilecek yirmi kişi ile üç günlük bir çalıştay organize ettik. Bu çalıştayda; sektörün temel ve özel ihtiyaçların neler olduğunu, nerede ve hangi tipte rulmanlar üretilebileceğini, bu üretimin mühendisliğinin nasıl olacağını belirleyen ve 2023 yılına kadar geçerli olacak bir projeksiyon çıkardık. Bu projeksiyon doğrultusunda DAS LAGER GERMANY markamız dünyaya geldi ve ilk olarak özel rulman dizaynları için Almanya’da mühendislik ofisimizi açtık. Markamız kısa sürede Türkiye ile birlikte, Macaristan, Almanya ve Romanya gibi birkaç ülkedeki üretim tesislerinde yüksek kalitede rulman üretimi yapar hale geldi. Türkiye yapılanmamızda Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğumuz Teknoloji Üretim merkezimiz, 2015 yılı sonunda seri üretime başladı ve bu yıl yapacağımız ek yatırımları da tamamlayarak fabrikamızın tam kapasite çalışmasıyla birlikte açılış törenimizi gerçekleştireceğiz. DAS LAGER  GERMANY markası şu anda 3 yaşında olmasına rağmen premium markalar seviyesinde kaliteye sahiptir. Çünkü ürettiğimiz rulmanların üretim standartları ve tolerans sınıfı, standart rulmanlara göre daha hassas seviyededir. Yani biz, standart rulman normlarında üretim yapmıyoruz. Her ürünün hassasiyeti, toleransı, yüzey kalitesi gibi parametreleri vardır ve bizim tüm ürünlerimiz birinci sınıf tabir edilen P6 kalitesinde rulmanlardır. Bu kalite düzeyini de asla düşürmeyeceğiz.” EXPORT TO 20 COUNTRIES IN 2 YEARS DAS LAGER GERMANY, standart rulmanların yanı sıra müşteri ihtiyaçları doğrultusunda uygulamanın gerektirdiği katma değeri yüksek özel ölçü, özel malzeme ve özel tasarım rulmanları  adeta bir terzi usulüyle üreterek, kısa zamanda dünya çapında ‘Rulman Terzisi’ olarak anılmaya başlamıştır. Başta Almanya, İtalya, İran, Cezayir, Sudan, Tunus, Fas, Mısır, Suudi Arabistan ve Polonya olmak üzere yaklaşık 20 ülkeye ihracat yapmaktadır ve kısa zamanda kalitesini dünya çapında kanıtlamıştır.    “KONU TÜRKİYE OLUNCA TİCARETTE HER ZAMAN MİLLİ DEĞERLER AĞIR BASIYOR.”DAS LAGER GERMANY markasının tasarımları ve bazı üretimleri Almanya’da yapılıyor olmasına rağmen, şirketin kurucusu rulman dünyasında birçok markaya CEO’luk yapmış ve başarıya ulaştırmış bir Türk. Markanın dünyanın çeşitli yerlerinde yapmış olduğu üretim dünyanın dört bir yanına ulaşmaya başlamış fakat Türkiye’de üretim yapmanın EYMAK GRUP için ayrı bir manevi değeri var. Harun ADIGÜZEL bu konudaki duygularını “Her ne kadar ticari hayatın şartlarına profesyonel olarak yaklaşım gösteriyor ve bünyemizde çok sayıda yabancı yönetici istihdam ediyor olsak da, konu Türkiye olunca milli değerlerimiz her zaman ağır basıyor.” diyerek ifade ediyor.70’li yılları bizzat yaşayanlar çok iyi bilirler ki; 1974 Kıbrıs çıkartmasından sonra Türkiye’ye uygulanan ambargo nedeniyle, savunma sanayimizde ciddi bir sıkıntı hasıl oldu.  O yıllarda küçücük bir rulmandan dolayı uçakların çalıştırılamaması yaşandı. Özellikle rulman gibi kritik ve stratejik bir ürün, tüm sistemi kilitleyebiliyor. Bu açıdan baktığımızda, katma değeri yüksek aynı zamanda stratejik önemi olan rulman ve buna benzer ürünleri üretmek, özellikle savunma sanayimiz için muhakkak olması gereken bir üretim.  Bağımsız bir ülke ancak kendi savunma sanayisini kurmakla mümkün oluyor.Savunma Sanayi’nde kullanılan rulmanlar özel spektlere sahip. Genelde ileri teknoloji ürünü özel rulmanlar kullanılmakta. Özellikle havacılıkta kullanılan ürünler kendi içinde ayrı bir özel hassasiyet gerektiriyor.  Karacılık ve diğer savunma sanayi alanlarında kullanılan ürünler içinde de standart ürün çok az, genelde hep özel ürün kullanılıyor. Bu ürünlerin hassasiyet değerleri, malzeme kalitesi, toleransları hata götürmez şekilde mühendislik denetimlerinden geçmeli. Bu da ciddi bir teknolojik yatırım olmasını zorunlu kılıyor. Hem ürün hem de üründe kullanılan tüm bileşenlerin de kalitesi en yüksek sınıf olmalı. Özel mühendislik çalışmaları doğrultusunda ihtiyaca binaen tasarlanan bu özel rulmanların maliyetleri de standart rulmanlardan kat kat fazla ve ithal ürünlerde maliyet daha da artıyor. Yerli üretimin bu anlamda desteklenmesi gerekiyor. DAS LAGER  GERMANY özel spektlere sahip rulman üretebilme tecrübesine ve mühendisliğine sahip.“MANUFACTURING STRATEGICAL PRODUCTS FOR DEFENCE INDUSTRY IS A NATIONAL MISSION.” Savunma sanayi açısından ölçek ekonomisi çok küçük ama üretimin mutlaka yapılması zorunludur. Bunun için yapılacak en iyi yöntem savunma sanayi projelerini birlikte yapmak ve gerekli yatırımları birlikte finanse etmektir. Bütün dünyada bu böyledir ve bu sanayide kar gözetilmez, önemli olan bu stratejik malzemeyi üretmek ve bağımsız hale gelmektir. DAS LAGER GERMANY’nin bağlı olduğu 20 yıllık geçmişe sahip EYMAK GRUP açısından ise bu bir vatani görev olarak görülmektedir. Birlikte üretilmeyeni üretmek ve özellikle savunma sanayinde tam bağımsız hale gelmek için EYMAK GRUP Şirketleri tüm imkanları seferber ediyoruz.  DAS LAGER GERMANY markası, sadece savunma sanayi için değil, demiryolları alanında da hızlı trenler için Türkiye’de üretimi olmayan rulmanları üretiyor. Standart demiryolu rulmanından farklı olarak tamamen yeni nesil hızlı trenlere yönelik rulmanlar üretiliyor. Bu ürünlerin üretimi için TÜBİTAK ile geliştirdikleri proje kapsamında Eskişehir’deki Teknoloji Üretim Merkezi’ne 1 milyon dolar civarında bir yatırımla özel bir test standı oluşturulmuş ve Rulman Ömür Test Cihazı sektörün hizmetine sunulmuştur. Cihaz, özel bir simülasyonla adından da anlaşılacağı üzere rulmanın ömrünü test ediyor. EN 12082 standartlarında üretilen rulmanların testleri gerçekleştikten sonra Almanya’da bulunan bir laboratuardan da onaylatılıyor.  “INDUSTRIAL BRANDS SHOULD GET MORE ACTIVE INTERNATIONAL ROLE IN THIS PERIOD.” ADIGÜZEL Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ile ilgili de şunları dile getiriyor: “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum ve yaşadığı kötü günler elbette geride kalacaktır. Burada siyasi mercilerle birlikte bizim gibi sanayicilere ve hatta tüm bireylere de iş düşmektedir. Normalden, olağandan çok daha fazla gayret göstermeli, daha fazla çalışmalıyız. Hükümetin de açıkladığı gibi ihracata ağırlık vermeliyiz. Yaşanan darbe girişiminden birkaç gün sonra TOBB ihracat yapan üyeleriyle dış müşterilere gönderilmek üzere bir güven mektubu paylaştı. Biz ihracat müşterilerimizin tedirginliğini makûs olayın yaşandığı gece hissetmeye başladık. Uluslararası basında çıkan haberler eş zamanlı olarak yurtdışında olan müşterilerimizin ani reaksiyon göstermesine sebep oldu. Aynı gece sabaha kadar kendileri ile irtibatta kaldık ve bilgilendirdik. Darbe girişiminin sabahında “insanların acaba bugün dışarı çıkmasak mı?” yaklaşımları varken, biz öncelikle kendi ekibimizi motive ettik ve sabah erkenden işimizin başında olduk. Hemen aynı gün yurtdışındaki müşterilerimize bir güven mektubu kaleme alarak; hem işimizin başında olduğumuzu duyurduk hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milleti’nin böyle badireler karşısında ne kadar cesaretli olduğunu anlatarak en azından tedirginliklerinin bir nebze olsun azalmasını sağladık. Biz müşterilerimizle önce dost oluyor, sonra distribütörlük veriyoruz. Bu sayede insani değerler ticari değerlerden daha baskın oluyor ve ufak rüzgarlarla ilişkiler yıkılmıyor. Yaklaşık 1 aydır daha aktif aksiyon alıyor ve elimizin taşın altına daha fazla koyuyoruz. Bu ayın sonunda SUDAN’da Sudan devlet yetkililerinin de katılımıyla distribütörlük binamızın açılışını yapacağız ve ardından SUDAN’daki büyük üreticilere rulman üzerine seminerler düzenleyeceğiz. Ekim ayında ise Ankara’da geniş katılımlı bir rulman zirvesi yapmayı planladık.Bu gibi etkinliklerimiz yurt içinde de yurtdışında da devam edecek. Biz ne kadar aktif olur isek; bizim gibi belli sektörlere hitap eden markaların yüzleri özellikle yurtdışında ne kadar aktif olur ise; Türkiye’de bir o kadar güçlü olur. Türkiye’nin maddi ve manevi kaynaklarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Cumhuriyet’in 100. yılında geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz özel ürünlerin de ihracatını gerçekleştirmek, savunma sanayinde dışa bağımlı yapıdan dışarıya ürün tesis edebilir yapıya geçmek hepimizin gurur kaynağı olur. Bu anlamda Sudan, Cezayir, İran ile sürekli proje çalışmalarımız mevcut. Türkiye için oluşturduğumuz her katma değer bizim için milli gelişime katkıdır.” Strategy in Turkey Market: TO MEET ALL REQUIREMENTS BY DOMESTIC PRODUCTION DAS LAGER GERMANY Türkiye üretim kompleksinde bu yıl 5 milyon Euro’luk yeni bir üretim hattı yatırımı yapmayı planlıyor.Bu yatırımı ile dış çap ölçüsü 900 mm’ye kadar rulmanları da artık Türkiye’de üretebilecek. Planlanan tüm yatırımlar, dünya genelinde hüküm süren ekonomik kriz gündemini, sektörün ihtiyacı olan ürünleri yerli üretimle çözecek yeni atılımlarla fırsata dönüştürmek üzere stratejilendirilmiş. Eskişehir üretim komplesksinde yeni hatların prosese dahil edilmesi, yerli üretim olmasının katkısı ile 2017 yılında Türkiye’deki pazar payını çok daha artırmayı hedefliyor. Sanayici müşterileri için sunduğu özel ölçekli rulmanların performans değerlendirmelerinden olumlu sonuçlar alan marka, otomotiv sektöründe eşdeğer ürün üretimi, OEM firmalarla yeni işbirlikleri, after markette yeni bayi kanalı ile yapacağı işbirlikleri ile büyümeye devam ediyor. “EXPORT TARGET IN 2023: 100 MILLION EURO” DAS LAGER GERMANY ihracat birimi dünya genelinde yeni satış noktaları için yüksek performansla çalışmalarını sürdürmektedir. 2023 yılında 10 yaşında olacak markanın ihracat hedefi 100 milyon Euro. Batı ülkelerindeki ürün kullanıcılarının kaliteli rulman tercih etmesi nedeniyle ihracatta batı ülkeleri cazip gelmektedir. Avrupa OEM’leri ile birlikte Avrupalı ağır vasıta üreticileri de hedef sektörleri arasında. Daralan piyasa yapısında nakit sıkıntısının yaşanması, her geçen gün hızla artan iflas ve borç batakları, kredilerin geri ödenmemesi, güvensiz bir ticaret ortamı oluşmaya meyilli fısıltı haber anlayışı hakimken;  rulman gibi yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin Türkiye’ de üretilebilmesi, her açıdan batı ülkelerinin de dikkatini çekmektedir. Türkiye üretimleri hem lojistik anlamda, hem kaliteli ürün anlamında avantajlı durumdadır. İhracatta ikili anlaşmaların yeterli olmamasından yaşanan sıkıntılar, daha farklı bölgelerde de ihracat ağı kurulmasını gerekli kılıyor.    Yurtdışında rulman mühendisliği diye bir bölüm var ve bu bölüm doğrudan sektöre donanımlı insan yetiştiriyor. Türkiye’de maalesef bu bölüm yok, makina mühendisliği bölümü var ama oradaki eğitimin seviyesi de sektör için yeterli olmuyor. Dolayısıyla sektörde yetişmiş insan kaynağı da bulunamıyor. DAS LAGER GERMANY Türkiye’deki fabrikasının yöneticileri tüm eğitimi ve kariyeri rulman üzerine olan yabancı mühendisler. Geleceğin yöneticilerini de rulman uzmanlığı üzerine  yetiştiriyorlar. DAS LAGER sadece teknolojiye değil, insana kaynağına da yatırım yapan bir kurum kültürüne sahip.   “BEARING PRODUCTION FACILITY IN ALGERIA” DAS LAGER GERMANY Türkiye ekibi; olarak kısa sürede know-how satabilecek konuma ulaşarak yurtdışında yeni fabrikalar kurmak için çalışmalara başlamış. Suudi Arabistan, İran, Rusya ve Cezayir’den iş ortaklıkları için gelen teklifler sonucunda yine DAS LAGER GERMANY  markası adı altında Cezayir’deki yerli yatırımcılarla ortak yürütülen proje ile 50 milyon Euro’luk yatırım planı hazırlanmış ve Oran şehrinde kurulacak fabrika için resmi işlemlere başlanmış.  “TARGET IS TO BE THE MARKET LEADER IN 2023” Harun ADIGÜZEL geleceğe yönelik düşüncelerini de şu şekilde dile getirmiştir: “Tecrübelerin gelecek nesillere aktarılması ve sektör temsilcileri arasında paylaşılması bizi, ticareti ve sektörü başarıya ulaştırır diye düşünüyoruz. Sektörde kıran kırana bir mücadele mevcut, bu mücadele içinde rakiplerimizi yok etme düşüncesinde hiç olmadık. Ticaret her geçen gün zorlaşırken, sahte mallar piyasada yoğun bir şekilde dolaşırken, aynı ürüne ait çok çeşitli fiyat baremleri oluşturulurken sizin duracağınız yer; etik değerler nezdinde doğru olan şekliyle ticaret yapma gayretinizden taviz vermeme noktasıdır. Ancak daha çok çalışmalı ve daha fazla katma değer üretmeliyiz, bunun farkındayız. Bu anlamda kendimize koyduğumuz hedef 2023’te sektörün lideri olmak…”  
Dünya News / 8.8.2016
Eymak Grubu şirketlerinden Das Lager Germany Eskişehir'deki fabrikasına 4,5 Milyon Euro'luk yatırım yapmaya hazırlanıyor. Şirket dünya markası olma hedefiyle yoluna devam ederken, yurt dışında da Cezayir'de bir fabrika daha kuruyor.Soner CAVKAYTAR-EskişehirEymak Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Das Lager Germany Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) fabrikasına 4.5 milyon Euro yatırım yapacak.Das Lager Germany İş Geliştirme Müdür Alper Bodur, 11 bin metrekaresi kapalı toplam 19 bin metrekare alanda faaliyet  gösteren Eskişehir fabrikasına 2016 planında bulunan yatırımın tamamlanmasıyla dış çapı 800 milimetreye kadar üretim yapma kabiliyetine ulaşacaklarını ifade etti. Das Lager Germany olarak, Türkiye, Almanya ve Romanya'daki yapılanma süreçlerini başarıyla tamamladıklarını söyleyen Bodur, dünya markası yolunda hızla ilerlediklerini vurgulayarak "2016 yılında Eskişehir'in yanı sıra yeni bir yatırıma daha kapı açtık. Afrika kıtasının en büyük ülkesi olan Cezayir'in Oran şehrinde bir fabrika daha kuruyoruz. Cezayir hem Afrika kıtası hem de Avrupa pazarı için etkin bir lokasyonda ve bu ülkede bir rulman fabrikası yok" şeklinde konuştu. Cezayir'de yerel yatırımcılarla ortak olarak hareket edeceklerini dile getiren Bodur, şunları söyledi: "Bu yatırımda teknoloji transferi de gerçekleşecek. 50 bin metrekarelik kapalı alan üzerinde kurulacak olan tesis, ilk yıl 10 bin metrekarelik alanda faaliyete başlayaakve devam eden yatırımlarla 8 yıl içinde 40 bin metrekare kapalı alana ulaşacak. 15 milyon dolarlık ilk etap, hem endüstriyel hem de otomotiv rulmanları üretimini kapsayacak şekilde projelendirildi. toplam 50 milyon dolarlık yatırım planıyla bin kişiye istihdam sağlayacağız"
BT Haber / 9.7.2016 / Dışa bağımlılığımızı azaltabildiğimiz ölçüde başarılı oluruz.
Dünyada ‘Rulman Terzisi’ olarak tanınan Das Lager Germany’in Yönetim Kurulu Başkanı Harun Adıgüzel, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurgulayıp savunma sanayi projelerinin birlikte yapılmasının ve yatırımların birlikte finanse edilmesinin öneminin altını çizdi.   Türkiye’de rulman sektörünün deneyimli firması olan Das Lager Germany, kendilerini dinamik, yaratıcı ve yenilikçi olarak tanımlamakta. Harun Adıgüzel, Das Lager ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Rulman ve yardımcı ekipmanları alanında faaliyet gösteren Das Lager Germany, endüstriyel ve otomotiv rulmanlarının üretimine ve pazarlanmasına odaklanarak Türkiye’de önemli bir konuma sahip oldu. Alman tasarımı ve mühendisliğiyle birinci sınıf kalitede rulman üretimi yapan Das Lager Germany, ev ve ofis uygulamalarındaki en küçük çaplı minyatür rulmanlardan ağır sanayi uygulamalarındaki çok büyük çaplı rulmanlara kadar tüm uygulama alanları için geniş ürün yelpazesine sahip. Standart ürünlerimizin yanı sıra müşterilerimizin özel uygulamalarındaki ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun özelliklerde rulman tasarımı ve üretimi de yapıyoruz ve dünyada ‘Rulman Terzisi’ olarak anılıyoruz. Türkiye’deki üretimimizi 2013 yılında temelleri atılan ve 2015 yılında faaliyete geçen, Eskişehir Organize Sanayi bölgesinde bulunan Das Lager Germany Teknoloji Üretim Merkezi’nde gerçekleştiriyoruz. Toplam 19 bin metrekare alanda kurulu olan tesis, 11 bin metrekare kapalı alana sahip. Eymak Plaza’da bulunan Das Lager Rulman Akademisi’nde teorik ve pratik merkezi eğitimler de gerçekleştiriliyor. Bu sayede kullanılan rulmanların servis ömürlerinin artması sağlanıyor, plansız üretim duruşları önlenerek üretim kayıplarının önüne geçiliyor.”Rulman gibi kritik ve stratejik bir ürün, tüm sistemi kilitleyebiliyor Savunma sanayisindeki çalışmaları hakkında da bilgi veren Adıgüzel, karşı karşıya olduğumuz fırsat ve tehditlerle ilgili olarak da görüşlerini şöyle aktardı: “1974 Kıbrıs çıkartmasından sonra ülkemize uygulanan ambargo nedeniyle, savunma sanayimizde ciddi bir sıkıntı oldu. 70’li yılları bizzat yaşayanlar çok iyi bilirler ki; bağımsız bir ülke ancak kendi savunma sanayisini kurunca olunabiliyor. O yıllarda küçücük bir rulmandan dolayı uçakların çalıştırılamamasını yaşadık. Özellikle rulman gibi kritik ve stratejik bir ürün, tüm sistemi kilitleyebiliyor. Bu açıdan baktığımızda, katma değeri yüksek aynı zamanda stratejik önemi olan rulman ve buna benzer ürünleri üretmek, savunma sanayimiz için muhakkak yapılması gereken bir faaliyet. Yurt dışından gelen rulman gibi kritik bir ürün, günün birinde sistemi külliyen çalışamaz hale getirebilir. Bunu yakın tarihte, İran’a uygulanan ambargoda gördük ve yaşadık. İran’da rulman üretilmiyor. Daha evvelden faaliyette olan bir rulman fabrikası vardı, bu fabrika teknolojik nedenlerle kapanmıştı. İran sanayisi rulmanlarını yıllarca Türkiye üzerinden aldı ve bu sayede ayakta durabildi. Ülkemizde ise 3 tane rulman fabrikası var. Tüm rulman çeşitleri üretilmese de, rulman çeşitlerinden önemli bir kısmı üretiliyor.  Ölçek ekonomisi açısından bazı tipler ekonomik olmadığı için yatırım yapılmakta zorlanıyor ve bu tipler ithal ediliyor. Dışa bağımlılığımızı azaltabildiğimiz noktada güçlü oluruz.”İş yapış şekillerimiz bilişim teknolojilerine karşı gizli blok oluşturuyor “Ülke olarak üretimde altyapımız var, teknolojimiz var. Millet olarak bu işlerin bilişim kısmında biraz zayıf kalıyoruz” diyen Adıgüzel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Genel kullanım alışkanlıklarımız veya iş yapış şekillerimiz bilişim teknolojilerine karşı gizli blok oluşturuyor. Yönetimler bilişim konusunda ikna olduklarında alt kadrolar bu sefer gizli direnişe geçiyor. Bu kadar ileri teknoloji gerektiren ürünler üretirken bilişimi devre dışı bırakamaz, göz ardı edemezsiniz.  Öyle ki; uluslararası sektörel standartlar zaten sizin iş yapış şekillerinizi, alışkanlıklarınızı kabul etmiyor ve bilişimi zorunlu hale getiriyor.” Savunma sanayinde kullanılan rulmanların özel teknik belirtimlere sahip olduğunu ifade eden Harun Adıgüzel, “Genelde ileri teknoloji ürünü özel rulmanlar kullanılmakta. Özellikle havacılıkta kullanılan ürünler kendi içinde ayrı bir özel hassasiyet gerektiriyor.  Karacılık ve diğer savunma sanayi alanlarında kullanılan ürünler içinde de standart ürün çok az, genelde hep özel ürün kullanılıyor. Bu ürünlerin hassasiyet değerleri, malzeme kalitesi, toleransları hata götürmez şekilde mühendislik denetimlerinden geçmeli. Bu da ciddi bir teknolojik yatırım olmasını zorunlu kılıyor. Hem ürün hem de üründe kullanılan tüm bileşenlerin de kalitesi en yüksek sınıf olmalı.  Özel mühendislik çalışmaları doğrultusunda ihtiyaca yönelik tasarlanan bu özel rulmanların maliyetleri de standart rulmanlardan kat kat fazla ve ithal ürünlerde maliyet daha da artıyor. Yerli üretimin bu anlamda desteklenmesi gerekiyor” açıklamasını yaptı.  Birlikte üretilmeyeni üretmek ve savunma sanayinde tam bağımsız hale gelmek için çalışıyoruz Adıgüzel, “Savunma sanayi açısından özellikle ölçek ekonomisi çok küçük ama üretimin yapılması zorunlu” ifadesini kullanarak şunları kaydetti: “Bunun için yapılacak en iyi yöntem savunma sanayi projelerini birlikte yapmak ve gerekli yatırımları birlikte finanse etmektir. Bütün dünyada bu böyledir ve bu sanayide kâr gözetilmez. Önemli olan bu stratejik malzemeyi üretmektir, bağımsız hale gelmektir. Das Lager açısından ise bu bir vatani görev olarak görülmekte. Savunma sanayi içindeki firmalarla çalışmalarımızı daha da geliştirmek istiyoruz. Bu anlamda platformlara da bakanlıkça yapılan çalışmalara da katılım gösteriyor ve destek veriyoruz. Birlikte üretilmeyeni üretmek ve özellikle savunma sanayinde tam bağımsız hale gelmek için elimizdeki tüm imkânları seferber ediyoruz.  Bazı özel teknik ekipman, makine ve tezgah yatırımlarını bir proje dahilinde yapıyor, Ar-Ge çalışmalarımızı sürekli artırıyor, TÜBİTAK, KOSGEB gibi kurumlarla özel projeler de yapıyoruz.  Bilişim anlamında da mevcut sistemimizi sürekli iyileştirmek için uzmanlarla birlikte çalışıyor ve gelişmiş yöntemleri üretime entegre etmeye gayret ediyoruz. Ülkemizin maddi ve manevi kaynaklarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Cumhuriyet’in 100. yılında geliştirilen ve üretilen özel ürünlerin de ihracatını gerçekleştirmek, savunma sanayinde dışa bağımlı yapıdan dışarıya ürün tesisi edebilir yapıya geçmek hepimizin gurur kaynağı olur. Bu anlamda Sudan, Cezayir, İran ile sürekli proje çalışmalarımız mevcut. Ülkemiz için oluşturduğumuz her katma değer bizim için milli gelişime katkıdır.”